Creer un blog
| Bloguez.com

sultanı öldürmek-mustafa aslan

Ajouté le 7/5/2012

sultanı öldürmek-mustafa aslan

 

 

Mustafa Aslan
aslanmustafa2055@hotmail.com
Sultanı Öldürmek

‘Sultanı Öldürmek’ Ahmet Ümit’in edebiyat tarih ve psikoloji üçgeninde kurguladığı bir polisiye roman.

 

Edebiyat – psikoloji ve tarih

 

Ahmet Ümit ‘Sultanı Öldürmek’ adlı romanında Tolstoy ve Dostoyevski’nin yapıtları üzerinden Freud’la bağlantı kurularak Fatih Sultan Mehmet dönemine uzanılıyor. Yapıtta, Dostoyevski ve Tolstoy’un yapıtlarındaki baba katilliği izleğini Freud’un “Dostoyevski ve baba katilliği” makalesiyle ilişkilendiriliyor.

 

“Oysa havlu, diş fırçası, diş macunu, gece terliği, gargara ilacı, yarıda bıraktığım Tolstoy’un Kroyçer Sonat’ı, bir de Babinger’in Fatih Sultan Mehmet ve Zamanı da vardı” (s. 497)

 

Fatih öldürüldü mü?

 

‘Sultanı Öldürmek’ adlı yapıtında, Ahmet Ümit Osmanlı’daki iktidar kavgasını nedenleriyle veriyor. Bunu Hititler’den   başlatarak Osmanlı’ya oradan da… Roman asıl itibarıyla ilk bakışta iktidar kavgasını  Osmanlı’da sonlandırıyor gibi. Ama öyle değil!

 

Ahmet Ümit her ne kadar bir tarihçi olmasa da, ‘Sultanı Öldürmek’ adlı romanında kimi tarihi konulara değiniyor. Bunlardan bir tanesi de Fatih’in zehirlenerek öldürüldüğü dür. Yazar romanda bu konuda kesin bir sonuca bilerek ve isteyerek ulaşmıyor. Okuru özgür bırakmayı yeğliyor, Fatih’in zehirlenerek öldürüldüğü konusunda. Fatih’in zehirlenmesi konusu bir karar bağlanmıyor ama okura koskocaman bir soru işareti bırakılıyor.

 

“Fatih’in zehirlenip zehirlenmediği meselesine gelince eski sevgilimin ölümüyle tümüyle kapandı.” (s.511)

 

Çocuk psikolojisi

 

‘Sultanı Öldürmek’in önemli yanlarından birisi de çocuk psikolojisi üzerinde durmasıdır. Romanın iki önemli karakterinden birisi Fatih Sultan Mehmed olarak çıkıyor karşımıza. Yapıtta çocukluğuna iktidar kavgası çerçevesinde inilen de Fatih’in ta kendisidir. Çünkü Fatih on dört yaşında tahta çıkar ve …

Roman Fatih’in ikinci kez tahta çıkışı ve sonrasında yaptıklarının altında çocukluğunda yaşadıklarını işaret ediyor.
Ahmet Ümit’in ‘Sultan’ı öldürmek adlı romanı psikoloji, edebiyat ve tarih ekseninde kotarılmış bir roman. Tarihi konulara da ağırlıklı olarak değinen yapıtta Fatih dönemi öncesi ve sonrasıyla birlikte Hititlere kadar uzanan bir iktidar mücadelesi tarihi de veriliyor, günümüze de kimi göndermeler yapılarak.

 

Ahmet Ümit, Sultanı Öldürmek, I. Basım:Everest Yayınları, İstanbul-Nisan 2012

Tags : yazar mustafa aslan

Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |

mustafa aslan'ın bekir yıldız'la ilgili yazıları

Ajouté le 12/4/2012

harran (bekir yıldız)-mustafa aslan

Harran

Bekir Yıldız ‘Harran ‘ adlı yapıtında İstanbul’dan başlayıp ülkemizin

güneydoğusunda biten bir otobüs yolcuğu sırasında yaşanılanları anlatıyor. Birinci tekil kişininağzından anlatılan olaylar ülkemizin dünü ve bugünü arasında

bağ kurmak açısından önemlidir.

İnsan görünümleri

Bekir Yıldız’ın ‘Harran’ adlı kitabında öyküler birbirini tamamlar

nitelik taşıyor.  İstanbul’da başlayan yolculuk Harran’da sonlanıyor. Harran’a gelinceye değin

uğranılan yer ve insanlarla ilgili kimi çıkarımlar da yapılıyor. Otobüste karşılaşılan insanlar

üzerinden ülkenin sorunlarını öne çıkarıyor, yazar.

Ülkedeki Amerikan üsleri, kaçakçılık, işiszlik… sorunlarına kişiler

üzerinden gidiliyor.

“Haberi geldi,” diyor. “Birecik’te, Nizip’te, Karkamış’ta kaçakçılar

varmış. Kızlarını gelin ediyorlarmış sırayla. Davul zurna, çipidik. En arkada benim araba

olacak. Gelinin çeyiz sandığını yükleyecekler. Sonra Antep’e gidilecek…”(s.60)

 

Bekir Yıldız, ‘Harran’ adlı kitabında yer alan öykülerinde emek, sömürü, kapitalizm… gibi konulara da değiniyor. Bu arada edebiyatımızda başta Orhan Kemal olmak üzere makine bir şekilde insanla bağ kurdurularak öyküde yerini alıyor. Kimi yazarımızda korkulacak birşey olurken, kimisinde kas gücüyle rekabet ediyor.

Bekir Yıldız Harran adlı yapıtında bir bölgeye ağırlık vermekle birlikte ülke insanının sorunlarını dile getiriyor.

———————————–

Bekir Yıldız, Harran, Everest Yayınları’nda I. Basım: Mart 2012-İstanbul

Tags : mustafa aslan yazilari

Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |

YAŞADIĞIM İSTANBUL İLE İLGİLİ MUSTAFA ASLAN'IN YAZILARI

Ajouté le 15/3/2012

yaşadığım istanbul (selim ileri) mustafa aslan

Yaşadığım İstanbul

‘Yaşadığım İstanbul’ Selim İleri’nin yaşadıklarından yola çıkarak kaleme aldığı önemli bir yapıt. İleri neredeyse yarım yüzyıla yakın bir zamanı içeren İstanbul anıları başta olmak üzere birçok şeyi okurla paylaşıyor, anlatımıyla duygusal ve samimi bir atmosfer yaratarak.

 

Selim İleri’nin ‘Yaşadığım İstanbul’ adlı yapıtı dört bölümden oluşuyor:1-İstanbul’u yaşamak, 2-Sanatın Yordamıyla, 3- ‘Sahne ve perde yıldızları’, 4- Oburcuk yine mutfakta.

 

 

Selim İleri ‘Yaşadığım İstanbul’da daha çok yaşadıklarından yola çıkarak, bunlardan İstanbul’a ilişkin olanları anlatıyor. Edebiyat ve sanatın değişik alanlarında geziniyor, anılarının tatlı sularında. ‘Yaşadığım İstanbul’da Selim İleri bir yandan İstanbul’a ilişkin yaşadıklarını,   anlatırken bir yandan da edebiyat ve sanat ortamını geniş bir yelpazede vermeye çalışıyor. Yapıtın sadece edebiyat ve sanatla sınırlı olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Duygulanmaları, belki de tümceleri yazarken İleri’nin gözlerinden dökülen yaşları görür gibi oluyorsunuz. Yazdığı kişiler birebir tanıdığı Türkiye’nin sanat edebiyat alanında yol almasını sağlayan insanlar. Kimler mi ? İşte bunlardan birkaç: L. Ömer Akad, Halit Refiğ, Kemal Tahir, Sadri Alışık, Adalet Ağaoğlu, Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli,Nezihe Meriç,  Muazez Kurdoğlu… Bu listeyi çok uzatmak olası.

 

Selim İleri, edebiyattan mimariye hatta yemeğe kadar uzanana geniş bir alanda bilgi ve deneyimlerini aktarıyor. Bu arada kimi saptamalarda da bulunuyor. Örneğin, Sultanahmet Camii’nin mimari açıdan Şehzade Camii’nden esinlenerek yapıldığını belirtiyor. Kimileyin bir İstanbul yemeğinin hangi ülke ya da kente ait olduğunu anlatıyor, farklılıklarını ortaya koyarak. Teknolojinin İstanbul kentsoyluluğunu sokağa attığını söylemesine ne dersiniz?

 

Anılara sığmayan kent

 

‘Yaşadığım İstanbul’un özgün yanlarından birisi Selim İleri’nin anılarıysa ötekiyse anıların arasına bu kenti sıkıştırmamsı olarak görüyoruz.

Selim İleri İstanbul’un sadece anılarla anlatılamayacağını fark etmiş ki, bu kente ilişkin başka kaynaklara da el uzatıyor. Okuduğu güzel kitapları kıskançlık etmeden okurla paylaşıyor.

Selim İleri alanı anılarıyla, tanıklıklarla kısıtlayıp daraltsaydı, belki İstanbul bu kadar güzel anlatılmayacaktı. Yapıt anıların arasına sıkışıp kalacaktı.

 

Selim İleri’nin ‘Yaşadığım İstanbul’ adlı yapıtı İstanbul birçok yönüyle anlatıyor, sımsıcak bir atmosfer içerisinde. Okunması ve kitaplıkta bulundurulması gereken yapıtlardan birisidir, ‘Yaşadığım İstanbul.’

 

Selim İleri, Yaşadığım İstanbul (Deneme), I. Basım:Everest Yayınları, İstanbul, Şubat-2012

Tags : mustafa aslan (yazar)

Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |
Créer un blog | Contacter l'auteur |