|
|
|
|
| Bloguez.com
Articles de cette pagemustafa aslan'ın şişli(istanbul) yazılarıyolculuklar üzerine-mustafa aslan mustafa aslan'ın aylaklar ile ilgili yazıları mustafa aslan'ın şişli(istanbul) yazılarıAjouté le 26/1/2012 saklı bahçelerde bir şişli esintisi-mustafa aslanSaadet Arıkan Özkal “Saklı Bahçeler Bir Şişli Esintisi” adlı çalışmasında yaşamındfan yola çıkarak Şişli’nin dününü ve bugününü anlatıyor.
dün-bugün
Saadet Arıkan Özkal “Saklı Bahçeler Bir Şişli Esintisi” adlı kitabında Şişli çevresinin geçirdiği değişimleri yaşamından ve tanıklıklardan yola çıkarak aktarıyor. Yapıt bu yanıyla sıkıcı kuru bilgi yüklü olmaktan kurtuluyor. Şişli, Mecidiyeköy çevresinin bir zamanlar ağaçlık, bahçelik bir yer olduğun u bugün kaç kişi biliyor. Şişli Camii’in yerinde eskiden ne vardı? Camii’in yapılış serüveni… Profili Çarşısı’nın yapılış serüvenini kaçımız biliyoruz? Saadet Arıkan Özkal “Saklı Bahçeler Bir Şişli Esintisi”nde Profilo Çarşısı’nın yapılış öyküsünü ‘Fabrikadan Çarşıya’ adlı bölümde veriyor. Yapılaşmaya koşut olarak nüfus artışı da yaşanmış önceleri. Ama Saadet Arıkan Özkal’ın belirttiğine göre Şişli nüfusunda bir artış olmadığı gibi düşüş de var. Yazar bunun nedeni bir zamanlar bahçeli evlerin olduğu Şişli’nin bir işyeri merkezi konumunu kazanmasında yattığını belirtiyor.
ünlüler
Şişli ünlüleriyle anılacak bir semt. Yazar da bunun üzerinde oldukça duruyor. Zeki Müren’den Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan’a, Ülkü Tamer’den Ruhi Su’ya, Yılmaz Güney’den kadar uzanan bir alana Şişli ünlülerini bulabiliyoruz, bu çalışmada. Saadet Arıkan Özkal “Saklı Bahçeler Bir Şişli Esintisi” adlı yapıtı İstanbul’un önemli ilçelerinden Şişli’nin dünü bugünü hakkında bilgileri sıkıcı olmadan veriyor.
——————— Saadet Arıkan Özkal, Saklı Bahçeler Bir Şişli Esintisi, Heyamola Yayınları, 2010-İstanbul Tags : istanbul Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |yolculuklar üzerine-mustafa aslanAjouté le 30/11/2011 www.okulbiltv.com ZWEIG’DAN YOLCULUKLAR ÜZERİNE
Stefan Zweig’ı roman ve öyküleriyle tanırız daha çok. Ama bu kez 1904’ten başlayarak Birinci ve İkinci Paylaşım Savaşı yıllarını da içeren bir zaman dilimindeki gezi yazılarını okurla Everest Yayınları tarafından buluşturuldu. Ahmet Arpad’ın dilimize kazandırdığı yapıtta dünyanın değişik ülkelerindeki değişik kentleri konuk ediyor, kitabının sayfaları arasına Zweig.
Tarih ve din
Zweig’in gezdiği yerlerle ilgili verdiği önemli bilgiler arasında tarih ve din konuları ön sıralarda yer alıyor. Olabildiğince eskilere iniliyor tarihin geçmişiyle ilgili olarak. Öte yandan dini yapısıyla ilgili bilgileri de yerli yerine oturtmayı unutmuyor.
“…Katedralin dev kapılarında da duruyor onlar, melekler ve patrikler, her şeyi korumak isteyen nöbetçiler örneği. Kulelerin tepesinde suratları andıran kocaman ağızları açık oluk uçları.” (s.195)
Edebiyat ve sanat
Stefan Zweig gezip gördüğü yerlere ilişkin edebi bilgiler veriyor. Kimi zaman yapıt, kimi zaman yazar kimi zaman da hem yazar hem de yapıtı birlikte sunuyor okura. Örneğin Sevilla’ya gittiğinde Don Kişot’tan Sevile Berberi’ne kadar uzanan alanda bir yazınsal gezinti yaptığını kısaca söylesek yerinde olur sanıyorum.
Hümanizm döneminde değerli elyazmalarının yaratıldığı, şahane baskıların yapılmış olduğu kentte şimdi La fiera del libro adı altında uluslar arası bir kitap fuarı açıldı.” (s.259)
Savaş ve kitle psikolojisi
Savaş ve kitlelerle ilgili yazdıklarını belki yadırgayacaksınız Zweig’ın. İnsan da bile bile, güle oynaya II. Paylaşım Savaşı’na gider mi diyebilirsiniz. I ve II:paylaşım Savaşı’nı yaşayanlardan birsidir, Zweig. II: Paylaşım Savaşı’nın kararı alındığı günü “Savaşta Bahçeler” adlı yazısında o güne kadar savaşı kitaplardan tanıyan Viyana halkının durumunu çok güzel anlatıyor. Savaşa gitmek için kuyruğa giren gençlere ne demeli?
“.. Bu büyük macerayı kaçırmamak için cepheye gitmek isteyen gençler resmi dairelerin kapısında kuyruğa girmişti. Ve her şeyden önemlisi, kentte her insan konuşma gereksinimi duymuştu. Stefan Zweig’ın ‘Yolculuklar Üzerine’ adlı yapıtı sadece yolculuk yazıları değil, bir gezginin gördükleri yerleri övmek/ya da yermekten öteye geçmeyen. Zweig’ın güçlü bakış açısı okura dünü görüp bugünü daha iyi anlama yarını ise …. Okunması gereken bir yapıt, bilinen gezi kitaplarının kalıplarının dışında, ‘Yolculuklar Üzerine’ adlı yapıtı Zweig’ın.
* Stefan Zweig, Yolculuklar Üzerine, I. Basım:Everest yayınları, İstanbul, Kasım-2011 www.okulbiltv.com Tags : stefan zweig Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |mustafa aslan'ın aylaklar ile ilgili yazılarıAjouté le 12/11/2011 Gizli Emir ‘Gizli Emir’ Melih Cevdet Anday’ın yer yer kara mizah türünün
sergilendiği, toplumun iradesizleştiği dönemlerde başlarına nelerin
gelebileceğini gösteren bir roman. ‘Gizli Emir’ Melih Cevdet Anday’ın yer yer kara mizah türünün sergilendiği, toplumun iradesizleştiği dönemlerde başlarına nelerin gelebileceğini gösteren bir roman. İrade yitimi ‘Gizli Emir’ iradesini yitiren bir toplumun insanlarını toplumun önde
gelen karakterleri üzerinden veriyor. Anday’ın politikacı, yazar,
gazeteci, heykeltıraş gibi zihinsel etkinliği yüksek olan kişiler
üzerinden romanını kurguluyor. Toplumların irade yitimini de yine bu
kişiler üzerinden veriyor. Asıl toplumu değişime uğratacak kişilerin
iradesizleşerek bilinmeyen bir yerden gizli emir gelmesini beklemeleri
anlatılıyor. “…Çünkü ben öldürülürsem, gizli emri bekleyenlerin bütün güveni sarsılacak, dayanma güçleri kalmayacak, çözülecekler.” (s.171) Kara mizah Birbirinin tamamlayıcısı iki bölümden oluşan romanın toplumsal bir hiciv yergi olarak da söyleyebiliriz. Bu açıdan bakıldığında roman kara mizah türünün en iyi örneklerinden birisidir, bana göre. Kimi bölümlerde çok ciddi konular bile verilirken acı acı gülümsetiyor, roman. “Bu bildiri evlerine giden insanları kamçılamıştı sanki, kaldırımlarda birbirlerini iterek kendilerine yol açmaya, birbirlerinin omuzlarından kollarından, eteklerinden tutup öne geçmeye çalışıyorlardı. Bu çaba, omzundan, kolundan ya da eteğinden tutularak geri bırakılmış olanları daha da hızlandırıyor, bu sefer aynı hamaratlığı onlar gösteriyorlardı.” (s.191) Faşizm geliyorum der mi? Gizli Emir’de okurun karşısına “faşizm geliyorum der mi?” gibisinden
bir soru çıkıyor. Ama yanıt romanın bütünlüğü içerinde yanıtlanıyor.
Faşizmin nasıl adım adım ve “Geliyorum “diye diye geldiğini görüyoruz. “Birden tiyatroyu buldu karşısında. Fakat ışıklar ışıklar hani? Afişler nerde? Tiyatronun kapısı neden böyle tenha? Oralarda duran üç beş kişi kim? Düşündü, başını kaldırıp tiyatronun levhasına baktı:”Asayişi Yerleştirme Olağanüstü Teşkilatı Genel Direktörlüğü Tutuklularevi:65” yazılıydı levhada.Demek onun tiyatrosu altmış beşinci AYOT tutuklularevi olmuştu.” (s.230) Melih Cevdet Anday, iradesini yitiren toplumların faşizmin ahtapot
kollarına ister istemez gibi düşeceğini imliyor, ‘Gizli Emir’ adlı
romanında. Mustafa ASLAN Kimdir?
MUSTAFA ASLAN MUSTAFA
ASLAN 1965’TE KİLİS’İN BALİKLİ KÖYÜ'NDE DOĞDU.GAZİ ORTAOKULU VE
GAZİANTEP LİSESİNDE OKUDU.YÜKSEK ÖĞRENİMİNİ CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ-BATI
DİLLERİ VE EDEBİYATLARI-FRANSIZ DİLİ VE EDEBİYATI’NDA TAMAMLADI. -CANIM KARDEŞİM -İLK ÖĞRETMENİM -SAATİN ÖYKÜSÜ -MAVİŞ ÇİÇEK BAKICISI -ROBOTUN OYUNCAĞI - UYUŞUK SAYI AŞK SESİNİ ARIYOR YAZARIN GENÇLER İÇİN YAZDIĞI İLK ROMANIDIR. yayımlanacak Tags : mustafa aslan yazilari Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire | |
| Créer un blog | Contacter l'auteur |
|